Gönderen Konu: Çay'a dair..  (Okunma sayısı 92 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • İleti: 184
Çay'a dair..
« : 13 Şubat 2017, 22:47:35 »


Cemal Süreya:
İki çay söylemiştik orda, biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Ah Muhsin Ünlü:
Haydi iç de çay koyayım.

Bekir Erdoğan:
Ve hala ince belli bardakta içilen çay tüm felsefe ,poetika ve kuramların üstündedir.
Çay duyguların sıvı halidir.

Haydar Ergülen:
O bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!
aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin

Osman Konuk:
Ama bu kente gelirsen unutma beni ara,
sana bir çay ve temiz yaralar ısmarlarım.

Sezai Karakoç:
Bizim içtiğimiz çay da çaydır
Çarpık dudaklı ezik gözlü allı mavili çaylar
Vadilerden renkli yağmurlar gibi gelir.
İçtiğimiz çay.

Orhan Veli Kanık:
Çayın rengi ne güzel
Sabah sabah,
Açık havada!
Hava ne kadar güzel!
Oğlan çocuk ne kadar güzel!
Çay ne kadar güzel!

Cevat Çapan:
Çay içiyoruz
mutlu bir sessizlik içinde.

Can Yücel:
“Günün aydın, akşamın iyi olsun” diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa, zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; “Çaya kaç şeker alırsın?”
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra…

Mevlâna İdris Zengin:
Biriniz birkaç yıldız taksın gökyüzüne
biriniz çay hazırlasın
biriniz akşam olsun

Nazım Hikmet Ran:
Basit yaşayacaksın basit
Sanki bir gün yaşamın sona erecekmiş gibi basit,
Çay, Simit ve Peynirle.

Abdurrahim Karakoç:
Çekti ayakları kahveye vardı
Açtı tabakasın, sigara sardı
Daldı.. neden sonra garsonu gördü
'Çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Hasan Hüseyin Korkmazgil:
Çaydanlığı sürüyoruz ocağa
kayna suyum kayna suyum
kayna da çay içeyim
ben böylesi sabahları
içine de
içine de
..........................
o biçim!

ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..